Migren tedavisinde son yıllardaki en önemli gelişmelerden biri, migrenin oluşumunda önemli rol oynayan CGRP (Calcitonin Gene-Related Peptide – Kalsitonin Geniyle İlişkili Peptid) adlı nöropeptidi veya onun reseptörünü hedefleyen tedavilerin geliştirilmesidir.
Halk arasında sıklıkla “migren iğnesi” veya “migren aşısı” olarak adlandırılan CGRP monoklonal antikorları, migren ataklarını önlemek amacıyla kullanılan koruyucu tedavilerdir. CGRP sistemini hedefleyen gepantlar ise küçük moleküllü ilaçlardır; moleküle göre migren atağının tedavisinde, migrenin önlenmesinde veya her iki amaçla kullanılabilir.
Bu ilaçları önceki migren tedavilerinden ayıran önemli özelliklerden biri, özellikle migrenin biyolojik mekanizmalarından biri hedeflenerek geliştirilmiş olmalarıdır.
CGRP Nedir ve Migrende Neden Önemlidir?
CGRP, sinir sisteminde bulunan ve ağrı iletiminde önemli rol oynayan bir nöropeptiddir. Özellikle baş ve yüz bölgesinin duyusunu taşıyan trigeminal sinir sistemi ile yakından ilişkilidir.
Migren atağı sırasında trigeminal sistem aktive olur ve sinir uçlarından CGRP başta olmak üzere çeşitli nöropeptidler salınır. CGRP, migren ağrısının oluşması ve sürdürülmesinde rol oynayan önemli moleküllerden biridir.
Bu mekanizmanın anlaşılması migren tedavisinde önemli bir değişime yol açmıştır:
Migren → trigeminal sistem aktivasyonu → CGRP salınımı → ağrı yollarının aktivasyonu
CGRP’nin migren mekanizmasındaki rolünün anlaşılmasıyla birlikte, doğrudan CGRP’yi veya CGRP reseptörünü hedefleyen migrene özgü ilaçlar geliştirilmiştir.
Migren İğnesi Nedir?
“Migren iğnesi” aslında tıbbi bir ilaç grubu adı değildir. Hastaların bu isimle tanımladığı tedaviler çoğunlukla CGRP veya CGRP reseptörünü hedefleyen monoklonal antikorlardır.
Bu gruptaki başlıca ilaçlar:
- Galcanezumab
- Fremanezumab
- Erenumab
- Eptinezumab
Bu ilaçların bazıları CGRP molekülünün kendisini, bazıları ise CGRP reseptörünü hedefler.
Uygulama şekilleri de birbirinin aynı değildir. Galcanezumab, fremanezumab ve erenumab cilt altı enjeksiyon şeklinde uygulanırken eptinezumab damar yoluyla infüzyon şeklinde uygulanır. Uygulama aralıkları kullanılan ilaca göre değişebilir.
Dolayısıyla tüm CGRP tedavilerini “ayda bir yapılan migren iğnesi” şeklinde tanımlamak doğru değildir.
Migren İğnesi Aşı mıdır?
Hayır. Migren iğneleri aşı değildir.
Halk arasında zaman zaman “migren aşısı” olarak adlandırılmaları nedeniyle böyle bir yanlış anlaşılma oluşabilir.
Aşılar bağışıklık sisteminin belirli bir enfeksiyona karşı bağışıklık geliştirmesini amaçlar. CGRP monoklonal antikorları ise böyle çalışmaz.
Bu ilaçlar, migren atağının oluşmasında önemli rol oynayan CGRP adlı molekülü veya CGRP’nin etkisini gösterdiği reseptörü hedefleyen, migrene özgü geliştirilmiş tedavilerdir.
Bu nedenle “migren aşısı” yerine CGRP hedefli migren tedavisi veya günlük dilde migren iğnesi demek daha doğrudur.
Migren İğnesi Kimlere Uygulanabilir?
CGRP hedefli koruyucu tedaviler hem epizodik migren hem de kronik migren tanısı olan uygun hastalarda değerlendirilebilir.
Tedavi kararı yalnızca “Ayda kaç kez migrenim oluyor?” sorusuna göre verilmez.
Değerlendirmede;
- aylık migren gün sayısı,
- atakların şiddeti ve süresi,
- migrenin iş, aile ve sosyal yaşam üzerindeki etkisi,
- akut migren ilacı kullanım sıklığı,
- daha önce kullanılan koruyucu tedaviler,
- eşlik eden hastalıklar,
- diğer ilaçlar ve
- hastanın tedavi tercihleri
birlikte göz önünde bulundurulur.
Özellikle sık migren atağı yaşayan, atakları günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyen, akut tedaviye yeterli yanıt alamayan veya koruyucu tedavi gereksinimi bulunan hastalarda CGRP hedefli tedaviler seçeneklerden biri olabilir.
Güncel uluslararası yaklaşımlarda CGRP hedefli tedavilerin yeri geçmişe göre önemli ölçüde değişmiştir. Önceleri bu ilaçlar çoğunlukla birkaç klasik koruyucu tedavinin başarısız olmasından sonra gündeme gelirken, günümüzde migrenin koruyucu tedavisinde ilk seçeneklerden biri olarak da değerlendirilebilmektedir.
Bununla birlikte hangi tedavinin ilk tercih olacağı her hasta için ayrı değerlendirilmelidir.
Migren İğneleri Ne Kadar Etkilidir?
CGRP hedefli monoklonal antikorların hem epizodik hem de kronik migrende etkinliğini gösteren çok sayıda kontrollü klinik çalışma bulunmaktadır.
Ancak bir ilacın kontrollü klinik araştırmalarda etkili olması kadar, günlük klinik yaşamda nasıl sonuç verdiği de önemlidir.
Bu nedenle gerçek yaşam çalışmaları, klinik araştırmaların daha seçilmiş hasta gruplarında elde ettiği sonuçların günlük pratikte karşılığını anlamamıza yardımcı olur.
Türkiye’den Gerçek Yaşam Verileri: 476 Hastalık Galcanezumab Çalışmamız
Türkiye’de farklı baş ağrısı merkezlerinden 476 migren hastasının dahil edildiği çok merkezli gerçek yaşam çalışmamızda galcanezumab kullanan hastaların tedavi deneyimlerini ve tedavi yanıtıyla ilişkili olabilecek faktörleri değerlendirdik.
Çalışmamızda hastaların %89,3’ü galcanezumab tedavisinden fayda gördüğünü bildirdi.
Ayrıca hastaların:
%80’inde migren sıklığında azalma,
%85,7’sinde migren şiddetinde azalma,
%71,4’ünde akut migren ilacı kullanımında azalma
bildirildi.
Bu çalışma, galcanezumabın kontrollü klinik araştırmaların dışında, günlük klinik uygulamadaki sonuçlarını değerlendiren Türkiye’den geniş kapsamlı gerçek yaşam verilerinden biridir.
Bilimsel çalışma:
Yalınay Dikmen P, et al. Real-life experiences with galcanezumab and predictors for treatment response in Turkey. BMC Neurology. 2023;23:418.
Migren Hapları: Gepantlar Nedir?
CGRP sistemini hedefleyen ilaçların tamamı enjeksiyon şeklinde değildir.
Gepantlar, CGRP reseptörünü bloke eden küçük moleküllü ilaçlardır. Bu gruptaki ilaçların önemli bir özelliği, ağızdan kullanılabilen seçeneklerin bulunmasıdır.
Başlıca gepantlar arasında:
- Rimegepant
- Atogepant
- Ubrogepant
- Zavegepant
yer alır.
Ancak bu ilaçların hepsi aynı amaçla kullanılmaz.
Moleküle ve ilgili ülkedeki ruhsatına göre bazı gepantlar başlamış migren atağını tedavi etmek, bazıları migren ataklarını önlemek, bazıları ise her iki amaçla kullanılabilir.
Bu nedenle “migren hapı” ifadesi tek bir ilacı veya tek bir tedavi şeklini tanımlamaz.
Gepantların önemli avantajlarından biri, triptanlardan farklı olarak etkilerini damarları daraltarak göstermemeleridir. Bu nedenle vazokonstriksiyonun istenmediği bazı hastalarda akut migren tedavisi açısından önemli bir alternatif oluşturabilirler. Bununla birlikte kalp-damar hastalığı bulunan hastalarda tedavi seçimi yine kişinin tıbbi özellikleri ve kullandığı diğer ilaçlar göz önünde bulundurularak hekim tarafından yapılmalıdır.
Gepantların bir diğer önemli özelliği ise ilaç aşırı kullanım baş ağrısı (Medication Overuse Headache, MOH) açısından klasik akut migren ilaçlarından farklı bir profile sahip olmalarıdır. Triptanların ve bazı ağrı kesicilerin sık kullanımı ilaç aşırı kullanım baş ağrısına ve migrenin kronikleşmesine katkıda bulunabilirken, bugüne kadarki klinik ve deneysel veriler gepantların aynı şekilde ilaç aşırı kullanım baş ağrısına yol açtığını göstermemektedir. Bu özellik, özellikle sık migren atağı yaşayan ve akut tedaviye sık ihtiyaç duyan hastalarda önemli bir avantaj olabilir. Bununla birlikte gepantlar görece yeni ilaçlar olduğundan, uzun dönem ve çok sık kullanıma ilişkin veriler gelişmeye devam etmektedir.
Migren İğnesi mi, Migren Hapı mı?
CGRP monoklonal antikorları ile gepantlar aynı biyolojik sistemi hedefleseler de birbirlerinden farklı ilaç gruplarıdır.
CGRP monoklonal antikorları, büyük moleküllü biyolojik tedavilerdir. CGRP’yi veya reseptörünü hedefler ve temel kullanım alanları migrenin koruyucu tedavisidir. Enjeksiyon veya infüzyon yoluyla uygulanırlar.
Gepantlar ise küçük moleküllü CGRP reseptör antagonistleridir. Çoğunlukla ağızdan kullanılan formları vardır ve moleküle göre akut tedavide, koruyucu tedavide veya her ikisinde kullanılabilir.
Dolayısıyla “hangisi daha iyi?” sorusunun herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur.
Migrenin sıklığı, atakların özellikleri, eşlik eden hastalıklar, kullanılan diğer ilaçlar, önceki tedavi deneyimleri ve hastanın enjeksiyon veya ağızdan tedavi tercihi seçimde rol oynar.
CGRP Tedavilerinin Yan Etkileri Nelerdir?
CGRP hedefli tedaviler genel olarak iyi tolere edilen migren tedavileridir. Bununla birlikte hiçbir ilaç tamamen yan etkisiz değildir.
CGRP monoklonal antikorları genel olarak iyi tolere edilen ve yan etki nedeniyle tedaviyi bırakma oranlarının düşük olduğu migren koruyucu tedavileridir. En sık bildirilen yan etkiler, özellikle cilt altına uygulanan ilaçlarda, enjeksiyon bölgesinde ağrı, kızarıklık, hassasiyet veya şişlik gibi çoğunlukla hafif ve geçici lokal reaksiyonlardır. Bu oran kullanılan ilaca ve çalışmada “enjeksiyon yeri reaksiyonu”nun nasıl tanımlandığına göre değişmektedir. Örneğin fremanezumab çalışmalarında enjeksiyon yerinde ağrı yaklaşık %24, sertlik %17 ve kızarıklık %16 oranında bildirilmiş; ancak bu yakınmaların önemli bölümü plasebo enjeksiyonlarında da görülmüş ve çoğunlukla hafif-orta şiddette olmuştur. Şiddetli yan etkiler ise oldukça seyrektir ve klinik çalışmalarda genel olarak plaseboya yakın oranlarda bildirilmiştir.
Yan etki profili moleküller arasında bir miktar farklılık gösterebilir. Örneğin erenumab ile kabızlık diğer bazı CGRP monoklonal antikorlarına göre daha belirgin bir yan etki olarak öne çıkabilir. Alerjik veya aşırı duyarlılık reaksiyonları ise görülebilmekle birlikte seyrektir. Genel olarak bu tedavilerde klasik migren koruyucu ilaçlarında karşılaşılabilen uyku hali, bilişsel yavaşlama veya kilo değişikliği gibi sistemik yan etkilerin ön planda olmaması, tedavi uyumunu kolaylaştıran önemli özelliklerden biridir. Bununla birlikte her ilaçta olduğu gibi tedavi seçimi hastanın eşlik eden hastalıkları ve bireysel özellikleri dikkate alınarak yapılmalıdır.
Gepantlarda da kullanılan moleküle göre bulantı, gastrointestinal yakınmalar, yorgunluk veya başka yan etkiler görülebilir.
Bu nedenle “migren iğnesinin hiç yan etkisi yoktur” veya “herkes için tamamen güvenlidir” gibi genellemeler doğru değildir.
Tedavi seçimi kişinin yaşı, eşlik eden hastalıkları, gebelik planı, kullandığı diğer ilaçlar ve kişisel riskleri değerlendirilerek yapılmalıdır.
CGRP Tedavileri Botokstan Farklı mıdır?
Evet. Botoks ile CGRP hedefli tedaviler farklı tedavilerdir.
OnabotulinumtoxinA (Botoks), özellikle kronik migrenin koruyucu tedavisinde kullanılan bir seçenektir. Baş ve boyun bölgesindeki belirli noktalara standart bir protokolle uygulanır.
CGRP hedefli monoklonal antikorlar ise CGRP veya reseptörünü hedefler ve uygun hastalarda hem epizodik hem de kronik migrenin koruyucu tedavisinde değerlendirilebilir.
Dolayısıyla Botoks ile migren iğnesi birbirinin eş anlamlısı değildir.
Hangi tedavinin tercih edileceği hastanın migren tipi, aylık baş ağrısı ve migren günleri, önceki tedaviler, eşlik eden hastalıklar ve tedavi tercihleri doğrultusunda belirlenir.
→ Kronik Migrende Botoks Tedavisi hakkında ayrıntılı bilgi
CGRP Tedavileri Ne Kadar Sürede Etki Eder?
CGRP hedefli tedavilere yanıt kişiden kişiye değişir.
Bazı hastalar tedavinin ilk haftaları veya ilk ayından itibaren migren günlerinde azalma fark edebilirken, bazı hastalarda etkinin değerlendirilmesi için daha uzun süre gerekir.
Bu nedenle tedavinin başarısı tek bir atağa veya yalnızca ilk enjeksiyona bakılarak değerlendirilmemelidir.
Tedavi yanıtını değerlendirirken baş ağrısı günlüğü tutmak özellikle yararlıdır. Aylık migren günleri, baş ağrısının şiddeti, akut ilaç kullanılan gün sayısı ve migrenin günlük yaşam üzerindeki etkisi birlikte izlenmelidir.
CGRP Tedavileri Ne Kadar Süre Kullanılır?
CGRP hedefli tedavilerin herkes için geçerli, önceden belirlenmiş sabit bir kullanım süresi yoktur. Migren kronik ve zaman içinde şiddeti değişebilen bir hastalık olduğu için koruyucu tedavinin süresi de hastanın tedaviye verdiği yanıta ve hastalık yüküne göre kişiselleştirilmelidir.
Güncel uluslararası öneriler, etkili bulunan CGRP hedefli tedavilerin birkaç aylık kısa sürelerle kullanılmasından ziyade yeterli süre devam ettirilmesini desteklemektedir. International Headache Society (IHS) 2024 önerilerine göre etkili bir non-oral migren koruyucu tedavisi, tedavinin sonlandırılması düşünülmeden önce en az 12 ay sürdürülmelidir; kronik migrenli hastalarda ise daha uzun tedavi süreleri düşünülebilir. European Headache Federation (EHF) ise CGRP monoklonal antikorlarıyla 12–18 aylık kesintisiz tedaviden sonra tedaviye ara vermenin değerlendirilebileceğini, ancak klinik olarak gerekli görüldüğünde tedavinin daha uzun süre devam ettirilebileceğini belirtmektedir.
Dolayısıyla 12 veya 18 ayın sonunda CGRP tedavisinin mutlaka kesilmesi gerektiği düşünülmemelidir. İyi yanıt alan, migreni tedavi öncesinde sık veya kronik olan ve tedavinin kesilmesiyle yeniden kötüleşme riski yüksek olduğu düşünülen hastalarda daha uzun süreli kullanım uygun olabilir.
Uzun süreli kullanımla ilgili veriler de giderek artmaktadır. 2025 yılında yayımlanan prospektif, çok merkezli I-GRAINE çalışmasında, yüksek frekanslı epizodik veya kronik migreni olan 212 hasta, CGRP monoklonal antikorlarıyla üç ardışık 12 aylık tedavi dönemi boyunca izlendi. Üç yıllık tedavi sonrasında, tedaviye ara verilen ilk ayda dahi ≥%50 yanıt oranı %77,8 olarak bulunurken, bu oran birinci tedavi yılının sonundaki ilk ara döneminde %25, ikinci yılın sonunda ise %53,8 idi. Üçüncü yıl sonunda aylık migren ve baş ağrısı günleri, akut ilaç kullanımı ve HIT-6 skorları açısından da önceki yıllara göre daha olumlu sonuçlar görüldü. Ayrıca tedaviye ara verildiğinde kronik migrene ve ilaç aşırı kullanımına geri dönüş oranlarının daha düşük olduğu bildirildi. Bu bulgular, seçilmiş hastalarda CGRP hedefli tedavinin üç yıla kadar sürdürülmesinin etkinliğin korunmasının ötesinde migren yükünde zaman içinde artan bir iyileşmeyle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte, uzun süreli tedavinin migrenin doğal seyrini kalıcı olarak değiştirip değiştirmediğini göstermek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.
→ [Üç yıllık CGRP tedavisini değerlendiren I-GRAINE çalışmasını görüntüleyin]
Tedavinin ne kadar devam edeceğine karar verirken yalnızca aylık migren gün sayısına değil; migren günlerindeki azalma, atakların şiddeti, akut ilaç kullanımındaki değişim, migrenin iş ve sosyal yaşam üzerindeki etkisi, yaşam kalitesi, yan etkiler ve hastanın tedaviden memnuniyeti birlikte değerlendirilmelidir.
Tedaviye ara verilmesine karar verilirse baş ağrısı günlüğüne devam etmek özellikle önemlidir. Migren günleri veya hastalık yükü yeniden belirgin şekilde artarsa koruyucu tedavinin tekrar başlanması düşünülebilir. EHF de tedaviye ara verildikten sonra migrenin kötüleşmesi halinde CGRP monoklonal antikor tedavisinin yeniden başlanmasını önermektedir.
Kısacası, CGRP tedavilerinde amaç belirli bir süreyi tamamlamak değil, migreni mümkün olan en düşük hastalık yükünde tutarken tedavinin ne kadar süre gerekli olduğunu kişiye özel olarak belirlemektir.
CGRP Tedavileri Migren Tedavisini Nasıl Değiştirdi?
Migrenin koruyucu tedavisinde uzun yıllar boyunca kullanılan ilaçların önemli bir bölümü başlangıçta migren için geliştirilmemişti. Bazı tansiyon ilaçları, epilepsi ilaçları veya antidepresanlar migreni önleyici etkileri nedeniyle kullanılmaya başlanmıştı.
CGRP hedefli tedavilerin önemli farklarından biri, migren biyolojisindeki belirli bir mekanizma hedeflenerek geliştirilmiş olmalarıdır.
Bu tedavilerin klinik çalışmalarda ve giderek artan gerçek yaşam verilerinde gösterilen etkinlik ve tolere edilebilirlikleri, migren koruyucu tedavisindeki yerlerini değiştirmiştir.
Günümüzde CGRP hedefli tedaviler yalnızca “diğer bütün tedaviler başarısız olduğunda kullanılabilecek son seçenekler” olarak görülmemektedir. Uygun hastalarda migrenin koruyucu tedavisindeki seçeneklerden biri olarak daha erken aşamada değerlendirilebilirler.
Ancak yeni bir tedavi olması, her hasta için en iyi tedavi olduğu anlamına gelmez. Migren tedavisinde temel yaklaşım hâlâ doğru tanı, hastanın migren yükünün değerlendirilmesi ve kişiye özel tedavi seçimidir.
Migren İğneleri ve CGRP Tedavileri Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Migren iğnesi nedir?
Migren iğnesi olarak bilinen ilaçlar çoğunlukla CGRP veya CGRP reseptörünü hedefleyen monoklonal antikorlardır. Migren ataklarının sıklığını ve hastalığın günlük yaşam üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla koruyucu tedavide kullanılırlar.
2. Migren iğnesi aşı mıdır?
Hayır. Halk arasında “migren aşısı” olarak adlandırılsa da bu ilaçlar aşı değildir. Bağışıklık oluşturmak yerine migren mekanizmasında rol oynayan CGRP’yi veya reseptörünü hedefleyen monoklonal antikorlardır.
3. Migren iğnesi kimlere yapılır?
Hem epizodik hem de kronik migrenli uygun hastalarda değerlendirilebilir. Karar yalnızca migren gün sayısına göre değil; atakların şiddeti, yaşam kalitesine etkisi, akut ilaç ihtiyacı, eşlik eden hastalıklar ve diğer tedavi seçenekleri birlikte değerlendirilerek verilir.
4. Migren iğnesi ne kadar sürede etki eder?
Bazı hastalarda ilk haftalar veya ilk ay içinde yanıt görülebilir. Ancak tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi için yeterli süre verilmesi gerekir. Baş ağrısı günlüğü tutmak yanıtın objektif değerlendirilmesine yardımcı olur.
5. Migren iğnesinin yan etkileri nelerdir?
Enjeksiyon bölgesinde ağrı, kızarıklık veya hassasiyet görülebilir. Bazı moleküllerin kendilerine özgü yan etkileri olabilir. Bu nedenle tedavinin yarar ve riskleri kişiye göre değerlendirilmelidir.
6. Migren iğnesi mi Botoks mu daha iyidir?
Herkes için geçerli tek bir yanıt yoktur. Botoks özellikle kronik migrende kullanılırken CGRP hedefli tedaviler uygun hastalarda epizodik ve kronik migrende kullanılabilir. Seçim hastanın migren özelliklerine göre yapılır.
7. Migren iğnesi ne kadar süre kullanılır?
Sabit bir süre yoktur. Tedavi yanıtı, migren günlerindeki değişim, yaşam kalitesi, yan etkiler ve tedavi kesildiğindeki seyir değerlendirilerek kullanım süresi kişiselleştirilir.
8. Migren hapı nedir? Gepant nedir?
Gepantlar CGRP reseptörünü hedefleyen küçük moleküllü ilaçlardır. Bazıları migren atağının akut tedavisinde, bazıları koruyucu tedavide kullanılabilir. Kullanım alanları ilaca ve ülke ruhsatına göre değişir.
9. Migren iğnesi ile migren hapı arasındaki fark nedir?
CGRP monoklonal antikorları biyolojik ilaçlardır ve enjeksiyon veya infüzyon yoluyla uygulanırlar. Gepantlar ise küçük moleküllü CGRP reseptör antagonistleridir ve çoğunlukla ağızdan kullanılır. Kullanım sıklıkları ve tedavideki yerleri birbirinden farklıdır.
10. CGRP tedavileri kronik migrende kullanılabilir mi?
Evet. CGRP hedefli koruyucu tedavilerin kronik migrende etkinliğini destekleyen güçlü bilimsel veriler bulunmaktadır. Kronik migrende Botoks ve diğer koruyucu tedaviler de seçenekler arasındadır; en uygun tedavi bireysel olarak belirlenir.
Kaynaklar
- Charles AC, Digre KB, Goadsby PJ, et al. Calcitonin gene-related peptide-targeting therapies are a first-line option for the prevention of migraine: An American Headache Society position statement update. Headache. 2024;64:333–341.
- Puledda F, Sacco S, Diener HC, et al. International Headache Society Global Practice Recommendations for Preventive Pharmacological Treatment of Migraine. Cephalalgia. 2024;44.
- Yalinay Dikmen P, Baykan B, Uludüz D, Özge A, Ilgaz Aydınlar E, Polat B, Karlı N, Tepe N, Çelebisoy N, Ergin Toktaş H, Niflioğlu B, Karacı R, Mayda Domaç F, Uludüz E, Erdogan Soyukibar T, Öksüz N, Ertaş M. Real-life experiences with galcanezumab and predictors for treatment response in Turkey. BMC Neurol. 2023 Nov 23;23(1):418. doi: 10.1186/s12883-023-03467-1. PMID: 37996793; PMCID: PMC10666377.
- Barbanti, P., Aurilia, C., Torelli, P. et al. Three-year treatment with anti-CGRP monoclonal antibodies modifies migraine course: the prospective, multicenter I-GRAINE study. J Neurol 272, 170 (2025).
- Ilgaz Aydinlar E, Erdogan Soyukibar T, Yalinay Dikmen P. Effectiveness of galcanezumab on sleep quality, migraine outcome, and multidimensional patient-reported outcome measures: a real-world experience in Turkish patients with episodic and chronic migraine. Front Neurol. 2024 Jun 3;15:1411238. doi: 10.3389/fneur.2024.1411238. PMID: 38887386; PMCID: PMC11180826.
