Vestibüler migren, baş dönmesi (vertigo) ve denge bozukluğu ile seyreden, migrenin alt tiplerinden biridir. Hastaların büyük bölümü uzun yıllar “Her şey normal ama benim başım dönüyor”, “Muayenelerim temiz çıktı ama şikayetim geçmiyor” diyerek farklı branşlara başvurur; çoğu zaman yanlış tanılar alır ve gereksiz tedavilere maruz kalır. Bu gecikme ise yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürür.
Vestibüler migrense baş ağrısı her zaman bulunmaz. Hatta bazı kişilerde baş ağrısı dönemi yıllar önce sona ermiştir ancak menopoz gibi hormonal dönemlerle birlikte baş dönmesi atakları ortaya çıkar. Bu nedenle, geçmişinde migren öyküsü olan ve açıklanamayan baş dönmesi yaşayan kişilerde vestibüler migren mutlaka akla gelmelidir.
Vestibüler migren atakları sırasında dönme hissi, sersemlik, dalgalanma şeklinde dengesizlik, bulantı, kulakta basınç ve ışık–ses–koku hassasiyeti görülebilir. Bazı ataklarda klasik migren baş ağrısı eşlik ederken, bazen yalnızca baş dönmesi belirti olabilir. Bu durum da tanıyı zorlaştıran önemli bir etmendir.
Bilimsel araştırmalar, vestibüler migrenin vertigonun en sık ikinci nedeni olduğunu göstermektedir. Kadınlarda erkeklere göre 2–3 kat daha fazla görülür ve özellikle 30–50 yaş arası dönemde ortaya çıkar. Kronikleştiğinde kişinin sosyal hayatını, iş performansını ve ruhsal sağlığını önemli ölçüde etkileyebilir.
İyi haber ise şu: Vestibüler migren tedavi edilebilir bir hastalıktır. Doğru tanı ve nöroloji takibi ile baş dönmesi atakları tamamen kontrol altına alınabilir ve yaşam kalitesi yeniden kazanılabilir.
Bu rehberde, vestibüler migrene dair nedenler, belirtiler, tanı yöntemleri ve en güncel tedavi seçeneklerini bilimsel doğrulukla, herkesin anlayabileceği bir dille bulacaksınız.
Vestibüler Migren Nedir?
Vestibüler migren, baş dönmesi (vertigo) ve denge bozukluğu ile ortaya çıkan, migrenin özel bir formudur. Klasik migren baş ağrısından farklı olarak baş dönmesi bu hastalığın temel belirtisidir ve baş ağrısı olmadan da gelişebilir. Bu nedenle pek çok hasta uzun süre farklı tanılar alabilmekte ve doğru tedaviye geç ulaşmaktadır.
Vestibüler migren, beynin migren mekanizmaları ile denge sistemi (vestibüler sistem) arasındaki hassas bağlantıların bozulması sonucu ortaya çıkar. Trigeminovestibüler ağın aşırı uyarılması, serotonin ve CGRP gibi nörokimyasal maddelerin dengesizliği vertigo ataklarını tetikler.
Bu hastalıkta görülen baş dönmesi farklı şekillerde olabilir:
• Döner tarzda vertigo
• Boşlukta sallanma / kayma hissi
• Yürümede dengesizlik
• Görsel uyaranlarla tetiklenen sersemlik
Ataklar saniyelerden günlere kadar sürebilir ve genellikle ışık, ses, hareket, stres, uykusuzluk veya hormonal değişimler tarafından tetiklenir. Bazı ataklara migren türü baş ağrısı eşlik ederken, bazı dönemlerde yalnızca baş dönmesi görülebilir.
Vestibüler migren tanısı için çoğunlukla hastanın migren geçmişi olması ve vestibüler yakınmaların migren atak özellikleriyle ilişkili olması gerekir. Bu tanı International Classification of Headache Disorders (ICHD) ve Bárány Society tarafından belirlenen kriterlere göre konur. Ayrıca kulak hastalıkları ve diğer vertigo nedenleri dışlanmalıdır.
Doğru tanındığında tedavi edilebilir bir hastalık olan vestibüler migren, nöroloji uzmanları tarafından takip edildiğinde hastaların yaşam konforu büyük ölçüde iyileştirilebilir.
Vestibüler Migren Neden Olur?
Vestibüler migrenin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, hastalığın migren mekanizmaları ile denge sisteminin karmaşık etkileşimi sonucu ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Genetik yatkınlık, hormonal dalgalanmalar, beyin kimyasında değişiklikler ve çevresel tetikleyiciler hastalığın temel faktörleridir.
Araştırmalar, vestibüler migren hastalarının büyük bir bölümünde migren öyküsü bulunan aile bireyleri olduğunu göstermektedir. Bu durum, hastalıkta genetik yatkınlığın önemli bir role sahip olduğunu düşündürmektedir.
Beyin sapındaki serotonin, dopamin ve CGRP gibi nörokimyasal sistemlerin düzensiz çalışması; hem migren ağrılarını hem de baş dönmesi ataklarını tetikleyebilir. Bu maddeler denge merkezlerini etkilediğinde vertigo, sersemlik ve dengesizlik ortaya çıkabilir.
Vestibüler migrenin kadınlarda daha sık görülmesinin başlıca nedeni hormonal değişikliklerdir. Adet dönemi, hamilelik, menopoz veya doğum kontrol ilaçları gibi durumlar östrojen seviyelerini etkiler ve atakları sıklaştırabilir.
Bazı hastalarda trigemino-vasküler sistem adı verilen ağ mekanizmasının aşırı duyarlılığı, beyin sapındaki denge merkezlerini etkileyerek vertigo ataklarına yol açabilir.
Ayrıca vestibüler migren, pek çok çevresel faktör tarafından da tetiklenebilir:
• Uykusuzluk, stres, anksiyete
• Aç kalma, öğün atlama
• Işık, ses, koku hassasiyeti
• Uzun süre ekran kullanımı
• Hava ve basınç değişiklikleri
• Şekerli ve işlenmiş gıdalar, kafein, alkol
Bazı kişilerde hareket hassasiyeti, çocukluktan beri araba tutması, panik bozukluk veya diğer ağrı sendromlarının bulunması, vestibüler migren gelişme riskini artırabilir.
Sonuç olarak, vestibüler migren bir tek nedene bağlı değildir; birçok faktörün etkileşimi ile ortaya çıkan nörobiyolojik bir hastalıktır. Bu nedenle, tedavi yaklaşımı da kişiye özel olmalıdır.
Uluslararası Baş Ağrısı Hastalıkları Sınıflaması (ICHD-3) ve Bárány Society Tanı Kriterleri- A1.6.6 Vestibular Migraine
- C ve D kriterlerini karşılayan en az beş atak olması
- Hastanın mevcut veya geçmiş öyküsünde
1.1 Aurasız migren veya 1.2 Auralı migren tanısı bulunması - Orta veya şiddetli yoğunlukta³, 5 dakika ile 72 saat arasında süren⁴vestibüler semptomlar
- Atakların en az yarısına aşağıdaki üç migrözü özellikten en az biri eşlik eder:
- Baş ağrısı ve aşağıdaki özelliklerden en az ikisi:
- Tek taraflı yerleşim
- Zonklayıcı karakterde olması
- Orta veya şiddetli yoğunluk
- Rutin fiziksel aktiviteyle kötüleşme
- Fotofobi ve fonofobi
- Görsel aura
- Başka bir ICHD-3 tanısı veya başka bir vestibüler bozukluk ile daha iyi açıklanamaması
Notlar
- Altta yatan migren tanısı ayrıca kodlanmalıdır.
- Vestibüler semptomlar, Bárány Society Vestibüler Semptom Sınıflandırması’na göre ve A1.6.6 Vestibüler Migren tanısı ile uyumlu olarak şunları içerir:
- Spontan vertigo:
İçsel vertigo (kişinin kendisinin hareket ettiği hissi)
• Dışsal vertigo (çevrenin döndüğü/aktığı hissi) - Pozisyonel vertigo: Baş pozisyonu değişimini takiben oluşur
- Görsel uyaranla tetiklenen vertigo: Geniş veya karmaşık görsel hareketle tetiklenir
- Baş hareketi ile tetiklenen vertigo: Baş hareketi sırasında ortaya çıkar
- Baş hareketi ile tetiklenen baş dönmesi + bulantı
(Baş dönmesi burada mekânsal yönelim bozukluğu hissiyle tanımlanır; başka baş dönmesi tipleri bu sınıflamaya dâhil değildir.)
- Spontan vertigo:
- Vestibüler semptom şiddeti:
- Orta: Günlük aktiviteleri zorlaştırır fakat tamamen engellemez
- Şiddetli: Günlük aktiviteler sürdürülemez
- Atak süresi oldukça değişkendir:
- %30 hastada dakikalar
- %30 hastada saatler
- %30 hastada birkaç gün sürebilir
- %10 hastada sadece saniyeler süren, ancak baş hareketi veya görsel uyaranla tekrarlayıcı kısa ataklar görülebilir
Bu olgularda atak süresi, tekrarların görüldüğü toplam dönem olarak değerlendirilir.
Nadiren tam iyileşme 4 haftayı bulabilir ancak çekirdek atak genellikle 72 saati aşmaz.
- Tek bir atakta tek bir eşlikçi semptom yeterlidir; farklı ataklarda farklı semptomlar olabilir.
Eşlikçi belirtiler vestibüler semptomlardan önce, sırasında veya sonrasında ortaya çıkabilir. - Klinik değerlendirme başka bir vestibüler hastalığa işaret etmiyorsa; veya araştırmalarla dışlanmışsa; ya da eşlik eden başka bir vestibüler hastalık olsa bile ataklar açıkça ayırt edilebiliyorsa, vestibüler migren tanısı konulabilir.
Ayrıca vestibüler uyaran migren atağını tetikleyebileceğinden, ayırıcı tanıda vestibüler bozukluğa migren eklenmiş tablolar da düşünülmelidir.
Vestibüler Migren Nasıl Teşhis Edilir?
Vestibüler migren tanısı, doğru şekilde yapılmadığında yıllarca “sebebi bulunamayan baş dönmesi” olarak kalabilen bir durumdur. Teşhisin temelini ayrıntılı hastalık öyküsü, nörolojik ve vestibüler muayene ve uluslararası tanı kriterleri oluşturur. Çünkü vestibüler migreni gösteren tek bir kan tahlili veya görüntüleme yöntemi yoktur.
Klinik Değerlendirme: Tanının En Önemli Aşaması
Doktorunuz baş dönmesinin:
- Hangi durumlarda başladığını
- Ne kadar sürdüğünü
- Görsel hareket, ışık ve ses hassasiyeti ile ilişkisini
- Bulantı, baş ağrısı, aura geçmişini
- Hormonal dönemler ve stres ile ilişkisini
detaylı şekilde sorgular. Bu bilgiler teşhiste belirleyicidir.
Nörolojik ve Vestibüler Muayene
Muayenede şu değerlendirmeler yapılır:
- Denge testleri
- Baş pozisyonuna bağlı semptom değişimi
- Nistagmus (göz titremesi) varlığı
- Koordinasyon testleri
Vestibüler migrende muayene atak dışında genellikle normaldir, bu da tanıyı zorlaştıran unsurlardan biridir.
Destekleyici Testler (Her Hastada Şart Değil)
Bazı durumlarda yardımcı testler istenir:
- Odyometri (işitme testi): Genellikle normal → Meniere’den ayırıcı tanıda önemli
- VNG, kalori testi, VEMP: Vestibüler fonksiyon hakkında bilgi verir
- Beyin MRI: Başka bir yapısal hastalığı ekarte etmek için
MRI’nın normal çıkması vestibüler migren olmadığı anlamına gelmez — bu hastalıkta çoğu zaman MRI tamamen normaldir.
Ayırıcı Tanıda Dışlanması Gerekenler
- Meniere hastalığı (işitme kaybı eşlik eder)
- BPPV (pozisyona bağlı kısa vertigo)
- Vestibüler nörit (tek uzun süreli atak)
- Serebellar hastalıklar
- Akustik nörinom
Tanıda Günlük Tutmak Çok Değerli!
Baş dönmesi günlüğü ile:
- Atakların süresi ve sıklığı
- Baş ağrısı ve baş dönmesi ilişkisi
- Tetikleyiciler
- Tedaviye yanıt
net şekilde ortaya çıkar. Bu, doğru tanı ve doğru tedavi için çok önemlidir.
Vestibüler migren, klinik tanı gerektiren bir hastalıktır.
Erken dönemde bir nöroloji uzmanı ile görüşmek, gereksiz test ve tedavilerin önüne geçer.
Vestibüler Migren Tedavisi
Vestibüler migren tedavisi çok yönlü bir yaklaşım gerektirir. Amaç yalnızca baş dönmesini durdurmak değil; atakları azaltmak, yaşam kalitesini yükseltmek ve günlük yaşamda kontrolü yeniden kazandırmaktır. Tedavi her hastaya özel planlanır ve üç temel prensip üzerine kuruludur:
Yaşam Tarzı Düzenlemeleri (Tedavinin Temel Taşı)
Migren tetikleyicilerini belirlemek ve bunlardan uzak durmak büyük önem taşır. Hastaların çoğu yalnızca yaşam düzeni ile bile ataklarının belirgin azaldığını bildirir.
Öneriler:
- Düzenli uyku saatleri (her gün aynı saatte yatıp kalkma)
- Öğün atlamadan, sağlıklı beslenme
- Yeterli su tüketimi
- Stres yönetimi (meditasyon, nefes egzersizleri)
- Günlük hafif egzersizler
- Migren tetikleyici gıdalardan kaçınma
(Çikolata, peynir, fermente ürünler, kafein, alkol, katkı maddeli gıdalar)
Akut Atak Tedavisi (Atak Anında Müdahale)
Atak sırasında hedef, baş dönmesi ve mide bulantısını hızlı şekilde kontrol altına almaktır.
Kullanılan ilaçlar:
- Triptanlar: Sumatriptan, rizatriptan, zolmitriptan
(atayı durdurabilir) - Antiemetikler: Metoklopramid, ondansetron
(bulantı-kusma için) - Vestibüler baskılayıcılar: Meklizin, dimenhidrinat
(kısa süreli kullanım!)
Bu ilaçlar sürekli değil, yalnızca atak dönemlerinde kullanılmalıdır.
Koruyucu (Profilaktik) Tedavi
Vestibüler migren ataklarının sık yaşandığı veya yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediği durumlarda koruyucu ilaç tedavisi başlanır. Amaç, atakların ortaya çıkmasını önlemek, baş dönmesinin şiddetini ve süresini azaltmaktır. Bu ilaçların etkisi genellikle 4–8 hafta içinde fark edilmeye başlar ve tedavi çoğu zaman en az 6–12 ay sürdürülür.
Koruyucu tedavide en sık kullanılan ilaç grupları ve avantajları şöyledir:
Beta-blokerler, özellikle propranolol ve metoprolol, vestibüler migren tedavisinde birinci basamak ilaçlar arasındadır. Hem baş dönmesi hem de migren ağrılarını azaltma konusunda oldukça etkilidir. Tansiyon ve kalp ritmini de düzenleyici etkileri vardır.
Kalsiyum kanal blokerleri, özellikle flunarizin ve verapamil, uyku kalitesini artırmaları nedeniyle sık tercih edilir. Anksiyete düzeyi yüksek olan hastalarda da rahatlatıcı etki gösterebilirler.
Antikonvülsan ilaçlar olan topiramat, lamotrijin ve valproat migrenin temel mekanizmalarını baskılayarak hem baş ağrısı hem de vestibüler semptomlarda belirgin düzelme sağlar. Özellikle kilo problemi olan hastalarda topiramat, duygu durumu eşlik eden hastalarda lamotrijin tercih edilebilir.
Antidepresanlar, özellikle amitriptilin ve venlafaksin, eşlik eden uykusuzluk, kaygı ve depresyon belirtilerini de iyileştirdiği için önemli bir tedavi seçeneğidir. Boyun kas gerginliği olan hastalarda da fayda sağlar.
Bu ilaçlardan hangisinin uygun olacağı; hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve semptom ağırlığına göre belirlenir. Tedavi sürecinde düzenli kontroller, ilaç etkinliğinin değerlendirilmesi ve gerekirse tedavi uyarlaması mutlaka yapılmalıdır.
Vestibüler Rehabilitasyon (Denge Terapisi)
Özellikle hareket hassasiyeti ve dengesizlik yaşayan hastalarda çok etkilidir.
- Gaze stabilizasyon egzersizleri
- Denge ve yürüyüş egzersizleri
- Sanal gerçeklik tabanlı tedaviler
Fizyoterapist eşliğinde uygulandığında başarı oranı yükselir.
Migren spesifik Tedavi Seçenekleri
Bazı hastalarda standart tedaviler yetersiz olabilir. Bu durumda:
- Hastanın baş ağrısı kronik migren sıklığında ise Botoks (PREEMPT Protokolü)
→ Kronik migren + vestibüler semptomlarda etkili - CGRP monoklonal antikorları
(Erenumab, Fremanezumab, Galcanezumab)
→ Atak sıklığında belirgin azalma sağlayabilir
Özellikle baş ağrısı bile olmayan vestibüler migren hastalarında oldukça yüz güldürücü sonuçlar bildirilmektedir.
Sonuç: Doğru Tedavi ile Kontrol Mümkün
Vestibüler migren yıllarca sürebilen ancak doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır.
Hastaların %70–80’i uygun tedaviyle belirgin düzelme yaşar.
Düzenli takip ve yaşam tarzı değişiklikleri başarıyı artırır.
Vestibüler Migren Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Vestibüler Migren ile Normal Migren Arasındaki Fark Nedir?
Vestibüler migren klasik migrenle aynı mekanizmalardan kaynaklansa da, temel şikayet baş ağrısı değil, baş dönmesi ve denge bozukluğudur.
Mmigrende baş ağrısı baskındır ve 4–72 saat süren zonklayıcı karakterdedir. Vestibüler migrende ise vertigo atakları 5 dakika ile 72 saat arasında sürebilir ve baş ağrısı olmayabilir. Baş ağrısı ve baş dönmesinin eş zamanlı olmaması tanıyı zorlaştırır.
Vestibüler migren:
- Baş dönmesi, sersemlik, dengesizlik ön plandadır
- Işık, ses hassasiyeti ve bulantı eşlik edebilir
- Baş ağrısı hafif olabilir veya hiç olmayabilir
Vestübiler migren, migrenin vestibüler sistemi etkileyen özel bir alt tipidir.
2. Vestibüler Migren Tanısı Nasıl Konur? Hangi Testler Yapılır?
Tanı büyük ölçüde klinik olarak konur.
Spesifik bir kan testi yoktur. International Headache Society & Bárány Society tanı kriterleri esas alınır.
Tanıda kullanılan yöntemler:
- Ayrıntılı öykü ve semptom analizi (en az 5 vertigo atağı, 5 dk–72 saat süre)
- Migren geçmişinin varlığı
- Migrene özgü belirtilerin eşlik etmesi (fotofobi, fonofobi, aura, bulantı)
- İşitme testleri (odyometri) → genelde normal
- Vestibüler testler (VNG, kalori testi) → genelde normal veya hafif bozuk
- MR → sadece diğer hastalıkları dışlamak için kullanılır
Vestibüler migren tanısında hasta günlükleri çok değerlidir.
Nöroloji doktoruna gitmeden baş ağrısı ve baş dönmesi ataklarınızı kaydetmenizi ve muayeneniz sırasında doktorunuza göstermenizi öneririm. Bu günlük doktorunuzun baş ağrısı ve baş dönmesi ataklarınızın sıklığını, şidddetini ve birbirleri ile olan ilişkisi değerlendirmekte çok faydalı olacaktır.
3. Vestibüler Migren Tedavisi Nasıldır? İlaç Kullanmak Şart Mıdır?
Her hastada ilaç zorunlu değildir. Tedavi üç temel adımdan oluşur:
Tetikleyicilerden kaçınma + yaşam tarzı düzeni
Atak tedavisi (triptanlar, antiemetikler, vestibüler baskılayıcılar)
Koruyucu tedavi (ataklar sık veya şiddetliyse):
- Beta-blokerler: Propranolol, Metoprolol
- Kalsiyum kanal blokerleri: Flunarizin, Verapamil
- Antikonvülzanlar: Topiramat, Lamotrijin
- Antidepresanlar: Amitriptilin, Venlafaksin
Ek olarak:
Vestibüler rehabilitasyon, stres yönetimi, düzenli uyku ve egzersiz tedavinin ana parçalarıdır.
Hastaların %70–80’i doğru tedavi ile belirgin düzelme yaşar.
4. Vestibüler Migreni Hangi Gıdalar Tetikler? Nasıl Beslenmeliyim?
Klasik migren tetikleyicileri vestibüler migren için de geçerlidir. En sık tetikleyiciler:
- Çikolata, yaş peynirler (çedar, rokfor)
- İşlenmiş et ürünleri (salam, sucuk, jambon)
- Monosodyum glutamat (MSG) ve paketli gıdalar
- Kırmızı şarap ve alkol
- Kafein aşırı tüketimi veya ani kesilmesi
- Aspartam ve yapay tatlandırıcılar
Beslenme önerileri:
- Düzenli öğün, uzun açlıktan kaçınma
- Bol su
- İşlenmemiş doğal gıdalar
- Kişisel tetikleyicileri belirlemek için beslenme günlüğü tutun
5. Vestibüler Migren Geçer Mi? Yaşam Boyu Sürer Mi?
Vestibüler migren kronik bir eğilim gösterir ancak kontrol altına alınabilir bir hastalıktır.
Uygun tedaviyle çoğu hasta atak sıklığında ve şiddetinde belirgin azalma yaşar.
- Hastaların %60–70’inde zamanla düzelme
- Menopoz sonrası kadınlarda ataklar azalabilir
- Tamamen kaybolduğu durumlar da görülebilir
Erken tanı ve tedavi ile normal yaşam mümkün.
6. MR Normal Çıktıysa Vestibüler Migren Olamaz Mı?
Aksine, vestibüler migrenli vakaların büyük bir bölümünde MR normaldir.
Çünkü vestibüler migren, beynin yapısal hasarından değil işlevsel ağlarının bozulmasından kaynaklanır.
MR şu amaçla çekilir:
- Diğer ciddi hastalıkları dışlamak (tümör, MS, inme)
- İç kulak patolojilerini ekarte etmek
MR normal olması vestibüler migreni dışlamaz. Nöroloji uzmanı tanınızı koyarak sizin için en uygun tedaviyi planlayacaktır.
Vestibüler migren ile ilgili Türkçe bilimsel bir kaynak için aşağıdaki linkten “Vestibüler Migrende Tanı ve Tedavi” konulu makalemi okuyabilirsiniz.
https://tjn.org.tr/abstract/231/tur

English