“Gözümün önünde önce parlak zikzaklar oluştu. Sonra baktığım yazının bir kısmı görememeye başladım. Yaklaşık 20 dakika sonra şiddetli baş ağrım başladı. O an acaba felç mi geçiriyorum diye çok korktum.”
Eğer siz de buna benzer bir deneyim yaşadıysanız yalnız değilsiniz. Nöroloji polikliniklerinde auralı migren hastaları yaşadıklarını çoğu zaman benzer cümlelerle anlatırlar. Kimi hastamız “Gözümün önünde ışıklar çaktı.” der, kimileri “Parlak zikzaklar gördüm.”, kimi ise “Yazının bir kısmı silinmiş gibiydi.” ya da “Gözüme perde indi sandım.” diye tarif ederler.
Bu belirtileri yaşayan birçok kişi yaşadığının “göz migreni” olduğunu düşünür. Oysa çoğu zaman sorun gözün kendisinde değildir. Görülen ışık çakmaları, zikzak çizgiler ve geçici görme kayıpları; beynin görme merkezinde ortaya çıkan geçici elektriksel değişikliklerin oluşturduğu migren aurasının bir parçasıdır.
Aslında migren, yalnızca şiddetli bir baş ağrısından ibaret değildir. Migren; beynin elektriksel ve biyolojik aktivitesindeki geçici değişikliklerle ortaya çıkan karmaşık bir nörolojik hastalıktır. Migren hastalarının yaklaşık %25-30’unda, baş ağrısından önce veya atak sırasında aura adı verilen geçici nörolojik belirtiler görülür. En sık görülen belirtiler arasında ışık çakmaları, parlak zikzak çizgiler, görme alanında kayıplar, el veya yüzde uyuşma ve konuşma güçlüğü yer alır.
İyi haber şu ki, bu belirtiler çoğu zaman geçicidir ve tipik bir migren aurasının parçasıdır. Ancak ilk kez ortaya çıkan, alışılmışın dışında seyreden veya uzun süren görsel ve nörolojik belirtiler farklı hastalıkların da işareti olabileceği için mutlaka bir nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Bu yazıda auralı migrenin ne olduğunu, göz migreni ile aynı şey olup olmadığını, migren aurasının neden oluştuğunu, belirtilerini ve hangi durumlarda mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurmanız gerektiğini bilimsel veriler ışığında ayrıntılı olarak ele alacağız.
Migren Aurası Nedir?
Migren aurası, migren atağından hemen önce veya baş ağrısı sırasında ortaya çıkabilen, geçici nörolojik belirtilere verilen isimdir. Uluslararası Baş Ağrısı Sınıflamasına (ICHD-3) göre tipik migren aurası belirtileri genellikle 5 ila 60 dakika arasında sürer ve tamamen düzelir.
Migren hastalarının yaklaşık %25-30’unda aura görülebilir. Bazı hastalar sadece auralı migren atakları geçirirken bazı hastalarda atakların hepsinde aura olmaz. Aura belirtileri kişiden kişiye değişmekle birlikte en sık görme, duyusal hisler ve konuşma ile ilgili yakınmalar şeklinde ortaya çıkar.
Görsel Aura: Işık Çakmaları, Zikzak Çizgiler ve Geçici Görme Değişiklikleri
Görsel aura, migren aurasının en sık görülen tipidir ve migren hastalarının önemli bir bölümünde ortaya çıkar. Bu belirtiler genellikle gözün kendisinden değil, beynin görsel bilgileri işleyen görme korteksindeki geçici değişikliklerden kaynaklanır.
Hastalar görsel aura sırasında çok farklı deneyimler yaşayabilir. Bu belirtileri anlamanın en iyi yollarından biri, onları pozitif görsel fenomenler ve negatif görsel fenomenler olarak iki gruba ayırmaktır.
Pozitif Görsel Fenomenler: Olmayan Görüntüleri Görmek
Pozitif fenomenlerde kişi normalde var olmayan ışıklar, şekiller veya hareketler algılar. En sık görülen belirtiler şunlardır:
Göz önünde ışık çakmaları veya parlama hissi,
Şimşek çakar gibi kısa süreli ışıklar,
Parlak, kırık veya zikzak çizgiler görmek,
Hareket eden noktalar, yıldızlar veya geometrik şekiller fark etmek,
Görme alanında giderek büyüyen parlak bir alan veya şekil oluşması.
Bazı hastalar bu deneyimi:
“Gözümün önünde elektrik çarpması gibi ışıklar oluştu.”
“Parlak bir zikzak çizgi yavaş yavaş büyüdü.”
“Sanki kırık camın arkasından bakıyormuşum gibi hissettim.”
şeklinde tarif eder.
Bu belirtiler özellikle ilk kez yaşandığında oldukça etkileyici olabilir ve kişide ciddi bir endişe yaratabilir.
Negatif Görsel Fenomenler: Görmenin Bir Kısmını Kaybetmek
Negatif fenomenlerde ise kişi olmayan bir görüntü görmez; bunun yerine görme alanının bir bölümünde eksilme veya kayıp hisseder.
Örneğin:
Görme alanında boş bir bölge oluşması,
Kör nokta (skotom) gelişmesi,
Yazıların bir kısmının kaybolmuş gibi görünmesi,
Bir yüzün veya nesnenin bir bölümünü seçememek,
Görüntünün bir tarafında eksiklik hissetmek.
Hastalar bunu sıklıkla:
“Yazının ortası silinmiş gibiydi.”
“Görüntünün bir kısmını göremiyordum.”
“Gözüme perde inmiş gibi hissettim.” şeklinde anlatır.
Duysal Aura: Uyuşma ve Karıncalanma Hissi
Duysal aura, görsel auradan sonra en sık görülen aura tiplerinden biridir. Bu durumda hastalar genellikle uyuşma, karıncalanma veya iğnelenme hissi yaşarlar.
Belirtiler çoğunlukla:
Parmak uçlarında başlar,
Ele ve kola doğru yayılır,
Bazen yüz, dudak veya dile kadar ilerleyebilir.
Bu yayılma şekli birçok hasta için oldukça endişe vericidir. Özellikle daha önce hiç aura yaşamamış kişiler, yüzde veya kolda ortaya çıkan uyuşma nedeniyle felç geçirdiklerini düşünebilirler.
Ancak tipik migren aurasında bu belirtiler genellikle yavaş yavaş gelişir, birkaç dakika içinde yayılır ve tamamen düzelir.
Disfazik Aura: Konuşma Bozukluğu ile Seyreden Migren Aurası
Disfazik aura, migren aurasının daha nadir görülen tiplerinden biridir ve geçici olarak konuşma ve dil becerilerini etkileyebilir.
Bu durumda kişi:
Söylemek istediği kelimeyi bulmakta zorlanabilir,
Yanlış kelimeler kullanabilir,
Cümle kurarken zorlanabilir,
Konuşulanları anlamakta güçlük çekebilir.
Konuşma ile ilgili bu değişiklikler özellikle ilk kez yaşandığında oldukça korkutucu olabilir ve inme ile karıştırılabilir. Ancak migren aurasında konuşma belirtileri çoğunlukla yavaş başlayarak ilerler ve kısa süre içinde düzelir.
Motor Aura ve Hemiplejik Migren
Motor aura, oldukça nadir görülen bir aura tipidir ve daha çok hemiplejik migren adı verilen özel bir migren formunda görülür.
Bu durumda hastada geçici olarak:
Kol veya bacakta güçsüzlük,
Tek taraflı hareket kısıtlılığı
gelişebilir.
Motor belirtiler tamamen düzelebilir, ancak inme ile benzerlik gösterebildiği için özellikle ilk kez ortaya çıktığında mutlaka tıbbi değerlendirme gerekir.
Migren Aurası Nasıl İlerler?
Migren aurasının en önemli özelliklerinden biri, belirtilerin genellikle ani değil, yavaş yavaş başlaması ve ilerlemesidir.
Örneğin:
Görme alanının küçük bir bölümünde başlayan parlak bir ışık veya zikzak çizgi, birkaç dakika içinde büyüyebilir.
Parmak uçlarında başlayan uyuşma zamanla ele, kola veya yüze doğru yayılabilir.
Konuşma ile ilgili zorluklar kısa süre içinde belirginleşebilir.
Bu ilerleyici özellik, migren aurasını diğer bazı nörolojik durumlardan ayırmada önemli ipuçlarından biridir.
İnme gibi durumlarda belirtiler çoğunlukla ani ve bir anda ortaya çıkar. Ancak yalnızca belirtilerin şekline bakarak kesin tanı koymak mümkün değildir. İlk defa bu tarz nörolojik belirtiler yaşayan hastaların mutlaka nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Migren Aurası Ne Kadar Sürer?
Tipik migren aurası genellikle 5-60 dakika içinde tamamen düzelir. En sık süre ise yaklaşık 20-30 dakikadır. Çoğu kişide aura sonrasında migren baş ağrısı başlar; ancak bazı kişilerde aura olup hiç baş ağrısı olmayabilir. Bu durum “baş ağrısız migren aurası” veya “sessiz migren” olarak adlandırılır.
Auralı Migren Nasıl Oluşur?
Geçmişte migren aurasının, beyindeki damarların geçici olarak daralması nedeniyle ortaya çıktığı düşünülüyordu. Ancak günümüzde yapılan araştırmalar, migren aurasının temelinde beyin hücrelerinin elektriksel aktivitesinde meydana gelen geçici değişikliklerin olduğunu göstermektedir.
Bu sürece tıp literatüründe kortikal yayılan depresyon (cortical spreading depression) adı verilir. Basitçe anlatmak gerekirse; beynin belirli bir bölgesinde başlayan kısa süreli bir elektriksel aktivite dalgası, beynin yüzeyi boyunca yavaşça ilerler.
Örneğin bu dalga beynin görme merkezinden başladığında, kişi gözünün önünde ışık çakmaları, parlak çizgiler veya görme alanında kayıplar gibi görsel aura belirtileri yaşayabilir. Eğer beynin his duyusuyla ilişkili bölgeleri etkilenirse uyuşma ve karıncalanma; konuşma ile ilgili alanlar etkilenirse kelime bulma güçlüğü veya konuşma sorunları ortaya çıkabilir.
Bu nedenle migren aurasında belirtiler çoğu zaman belirli bir sıra izler:
Önce ışık çakmaları veya görsel değişiklikler,
Ardından uyuşma veya karıncalanma,
Daha nadiren konuşma ile ilgili güçlükler gelişebilir.
Aura belirtileri genellikle birkaç dakika içinde yavaş yavaş ilerler ve tamamen düzelir. Migren baş ağrısı ise çoğu kişide aura sonrasında başlar, ancak bazı hastalarda aura olup hiç baş ağrısı görülmeyebilir.
Migren Aurasının En Sık Belirtileri
1. Işık Çakmaları
En sık görülen belirtidir.
Hastalar bunu;
şimşek çakması
flaş patlaması
parlayan noktalar
yıldızlar şeklinde tarif eder.
2. Zikzak Çizgiler ve Fortifikasyon Spektrumu (Kale Surları Görüntüsü)
Migren görsel aurası denildiğinde en klasik ve en kolay tanınan belirtilerden biri parlak zikzak çizgilerdir. Hastalar bu görüntüyü sıklıkla kırık camdan bakmaya, ışıklı geometrik şekillere veya hareket eden parlak çizgilere benzetirler.
Bu zikzak çizgiler genellikle görme alanının küçük bir bölümünde başlar ve birkaç dakika içinde yavaş yavaş büyüyerek yayılır. Çizgilerin kenarları çoğu zaman parlak, titreşen veya ışıklı bir görünümde olabilir.
Migren aurasında görülen bu özel zikzaklı görsel şekle tıp literatüründe “fortifikasyon spektrumu” (fortification spectrum) adı verilir. Bu isim, görüntünün eski kale duvarlarının veya kale surlarının geometrik yapısını andırmasından kaynaklanır. Genellikle:
Köşeli ve kırık çizgilerden oluşur,
İç içe geçmiş geometrik desenler şeklinde görülebilir,
Parlak veya titreşen bir yapıya sahip olabilir,
Zaman içinde genişleyerek görme alanının farklı bölgelerine doğru ilerleyebilir.
Bazı hastalar bunu:
“Gözümün önünde ışıklı bir kale duvarı oluştu.”
“Parlak zikzaklar giderek büyüyerek görüşümü kapladı.”
“Kırık camın arkasından bakıyormuşum gibi hissettim.” şeklinde tarif eder.
Fortifikasyon spektrumu, migren aurası için oldukça tipik bir bulgu olsa da her hastada görülmez. Bazı kişiler yalnızca ışık çakmaları, parlak noktalar veya görme alanında geçici boşluklar yaşayabilir.
3. Kör Nokta (Skotom): Görme Alanında Geçici Kayıplar
Migren görsel aurasında bazı hastalar yalnızca ışıklar veya şekiller görmekle kalmaz; aynı zamanda görme alanlarının belirli bir bölümünde eksiklik veya boşluk hissedebilirler. Bu duruma tıp dilinde skotom adı verilir.
Skotom sırasında kişi, baktığı görüntünün bir kısmını bulanık, karanlık veya tamamen yok olmuş gibi algılayabilir. Hastalar bu durumu sıklıkla:
“Sanki duş perdesinin arkasından bakıyormuşum gibi oldu.”
“Bir kişinin yüzünü görüyordum ama bazı detaylar kaybolmuştu.”
“Yazının ortası silinmiş gibiydi.”
“Görüşümün bir tarafında boş bir alan oluştu.” şeklinde tarif ederler.
Bu durum çoğu zaman gerçek bir göz körlüğü değildir; beynin görsel bilgileri işleyen bölgelerindeki geçici değişiklikler nedeniyle oluşan bir görme alanı kaybıdır. Migren aurasına bağlı skotomlar genellikle birkaç dakika içinde yavaş yavaş gelişir ve çoğunlukla 5-60 dakika içinde tamamen düzelir.
Bazı hastalarda bu görme alanı kaybı, parlak zikzak çizgiler veya ışık çakmaları ile birlikte görülebilir. Örneğin görme alanının bir bölümünde önce parlak bir şekil ortaya çıkabilir, ardından bu alan genişleyerek geçici bir görme kaybına neden olabilir.
4. El ve Yüzde Uyuşma
Duysal aura genellikle parmak uçlarında başlayan uyuşma veya karıncalanma şeklinde hissedilir. Hastalar bunu:
“Parmak uçlarımda iğnelenme başladı.”
“Elim uyuştu, sonra bu his koluma doğru yayıldı.”
“Yüzümün bir tarafında garip bir his oluştu.”
şeklinde tarif edebilir.
Belirtiler çoğunlukla belirli bir sıra izleyerek ilerler:
Önce parmak uçlarında,
Daha sonra elde,
Kola doğru,
Bazen yüzde,
Dudak ve dil çevresine yayılabilir.
5. Konuşma Güçlüğü
Hasta söylemek istediği kelimeyi bulamaz.
Bazen yanlış kelime söyler.
Bazen de konuşması yavaşlar.
Bu durum oldukça korkutucu olabilir ancak aura 5-60 dakika içinde tamamen düzelir.
Göz Migreni ile Auralı Migren Aynı Şey mi?
“Göz migreni”, migren hastalarının görme ile ilgili yaşadıkları belirtileri tarif etmek için günlük hayatta en sık kullandıkları ifadelerden biridir. Gözün önünde ışık çakmaları, parlak çizgiler, zikzak şekiller veya geçici görme kayıpları yaşayan birçok kişi doğal olarak sorunun gözlerinden kaynaklandığını düşünür.
Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Halk arasında göz migreni olarak bilinen durumların büyük bir bölümü aslında auralı migrenin görsel belirtileridir. Yani sorun çoğu zaman gözün kendisinde değil, beynin görme ile ilgili bölgelerinde ortaya çıkan geçici değişikliklerdir.
Migren aurasında beynin özellikle görme korteksi olarak adlandırılan bölgesindeki geçici elektriksel değişiklikler nedeniyle farklı görsel deneyimler yaşanabilir. Hastalar bu durumu:
Göz önünde parlayan ışıklar,
Şimşek çakması gibi görüntüler,
Parlak veya hareket eden zikzak çizgiler,
Görme alanında boşluklar,
Görüntünün bir bölümünün kaybolması,
Baktığı nesnelerin bir kısmını görememe şeklinde tarif edebilir.
Bu belirtiler bazen oldukça etkileyici olabilir ve hastalar “Gözüm bozuldu”, “Kör oluyorum sandım” veya “Gözüme perde indi” şeklinde ifade edebilirler. Ancak tipik migren aurasında problem gözden kaynaklanmaz; beynin görsel bilgileri işleyen merkezlerindeki geçici aktivite değişikliğinden kaynaklanır.
Migren Aurasında Görme Belirtileri Nasıl Olur?
Migren aurasındaki görsel belirtilerin önemli özelliklerinden biri, genellikle iki gözün görme alanını etkilemesidir.
Burada hastaların sık yaptığı bir hata vardır: Kişi görüntüyü gözlerinden aldığını düşündüğü için sorunun tek gözde olduğunu zannedebilir. Oysa migren aurasındaki görme değişikliği çoğu zaman beynin görme alanıyla ilgilidir.
Bunu anlamanın pratik bir yolu şudur:
Belirti yaşandığı sırada bir gözünüzü kapattığınızda görüntü değişikliği devam ediyorsa, sorun büyük olasılıkla gözün kendisinden değil, beynin görme merkezinden kaynaklanmaktadır.
Örneğin:
Gözünüzün önünde hareket eden parlak zikzaklar görüyorsanız,
Görme alanınızın sağ veya sol tarafında bir boşluk oluşuyorsa,
Bu görüntü değişikliği iki göz açıkken ve tek göz kapalıyken benzer şekilde devam ediyorsa, bu durum sıklıkla migren görsel aurası ile uyumludur.
Retinal Migren (Gerçek Göz Migreni) Nedir?
Retinal migren, migrenle ilişkili görme bozukluklarının çok daha nadir görülen bir şeklidir. Bu durumda belirtiler beynin görme merkezinden değil, gözün arka bölümünde bulunan retinadan kaynaklanır.
Retinal migrende görme değişiklikleri:
Yalnızca tek gözde ortaya çıkar.
Genellikle geçicidir.
Görme azalması, kararma veya tamamen görme kaybı şeklinde hissedilebilir.
Hastalar bunu sıklıkla:
“Tek gözüme perde indi.”
“Bir gözüm karardı.”
“Bir süre o gözümle göremedim.” şeklinde tarif eder.
Ancak çok önemli bir nokta vardır: Tek gözde ani gelişen görme kaybı her zaman retinal migren değildir. Retinal migren, migrenle ilişkili görme bozuklukları içinde oldukça nadir görülen bir tablodur. Auralı migren hastalarında sık karşılaşılan ışık çakmaları, zikzak çizgiler veya görme alanı değişikliklerinin aksine retinal migren, gözün kendisindeki görme tabakası olan retinanın etkilenmesiyle ilişkilidir ve genellikle tek gözde geçici görme kaybı ile ortaya çıkar. Ancak tek gözde görme kaybı yapan birçok farklı göz ve damar hastalığı bulunabileceği için retinal migren tanısı konulmadan önce diğer nedenlerin mutlaka dışlanması gerekir.
Bu nedenle özellikle:
İlk kez tek gözde görme kaybı yaşanıyorsa,
Görme tamamen kayboluyorsa,
Belirti uzun sürüyorsa,
Daha önce yaşanan migren ataklarından farklıysa, mutlaka göz hastalıkları ve gerekirse nöroloji değerlendirmesi yapılmalıdır.
Aura Her Zaman Baş Ağrısından Önce mi Olur?
Hayır. Migren aurası her zaman baş ağrısından önce ortaya çıkmaz.
Birçok kişi migren aurasını yalnızca baş ağrısından hemen önce görülen bir belirti olarak düşünür. Oysa aura belirtileri migren atağının farklı dönemlerinde ortaya çıkabilir:
Baş ağrısından önce başlayabilir,
Baş ağrısı ile aynı anda görülebilir,
Daha nadiren hiç baş ağrısı olmadan ortaya çıkabilir.
Bazı kişilerde ışık çakmaları, zikzak görmeler, uyuşma veya konuşma güçlüğü gibi tipik aura belirtileri yaşanır ancak sonrasında migren baş ağrısı gelişmez. Bu durum “baş ağrısız migren aurası” veya halk arasında bilinen adıyla “sessiz migren” olarak adlandırılır.
Özellikle daha önce migren öyküsü olmayan bir kişide, ilk kez ortaya çıkan baş ağrısız aura belirtileri endişe verici olabilir. Bu durum özellikle 50 yaşından sonra ilk kez gelişiyorsa, migren dışında benzer belirtilere neden olabilecek diğer nörolojik veya damar kaynaklı hastalıkların mutlaka değerlendirilmesi gerekir.
Özetle, migren aurası yalnızca baş ağrısının habercisi değildir; bazen tek başına görülebilen, geçici bir nörolojik belirti grubu da olabilir. Ancak ilk kez ortaya çıkan, alışılmışın dışında seyreden veya uzun süren belirtiler mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Aura Tehlikeli midir?
Tipik migren aurası kendi başına kalıcı beyin hasarı oluşturmaz.
Ancak bilimsel çalışmalar, migren ve aura öyküsü olan kişilerde iskemik inme riskinin ortalama olarak biraz daha yüksek olabileceğini göstermektedir. Bu artış özellikle sigara kullanan ve östrojen içeren doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda daha belirgindir. Bu nedenle risk faktörlerinin doktorla birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Ne Zaman Acilen Doktora Başvurmalısınız?
Aşağıdaki durumlarda migren olduğunu düşünerek beklemek yerine mutlaka tıbbi değerlendirme yapılmalıdır:
İlk kez aura belirtileri yaşıyorsanız,
Belirtiler daha önce yaşadığınız migrenden farklıysa,
Görme kaybı yalnızca tek gözde oluyorsa,
Kol veya bacakta belirgin güç kaybı gelişiyorsa,
Konuşma bozukluğu ani başladıysa,
Baş ağrınız saniyeler içinde en şiddetli düzeyine ulaşan ani ve çok şiddetli bir ağrı şeklindeyse (gök gürültüsü baş ağrısı).
Auralı Migren Nasıl Tedavi Edilir?
Auralı migren tedavisi, migrenin diğer tipleriyle büyük ölçüde benzerdir ve iki temel başlıkta değerlendirilir:
Atak tedavisi: Ağrı kesiciler, migrene özgü ilaçlar ve bulantı tedavileri.
Koruyucu tedavi: Ataklar sık veya yaşam kalitesini belirgin etkiliyorsa koruyucu ilaçlar ya da uygun hastalarda girişimsel tedaviler düşünülebilir.
Ancak ağrı kesicilerin sık ve kontrolsüz kullanımı, ilaç kötüye kullanımına bağlı baş ağrısı adı verilen ayrı bir tabloya yol açabileceği için atak ilaçları mutlaka hekim kontrolünde kullanılmalıdır. Bunun yanında düzenli uyku, yeterli sıvı tüketimi, öğün atlamamak, stres yönetimi ve kişisel tetikleyicilerin belirlenmesi atak sıklığını azaltmada önemli rol oynar.
Migren atağı sırasında aura başladıktan sonra aurayı durduran bir tedavi yoktur. Aura sırasında kullanılabilecek migren atak ilaçları arkadan gelen baş ağrısının ortaya çıkmasını engelleyebilir ya da ağrının şiddetini azaltabilir. Ancak aura ilaçla düzelmez, kendi seyrini tamamlar (5-60 dakika) sonrasında baş ağrısı başlar.
Sık Sorulan Sorular
Aura kaç dakika sürer?
Genellikle 5-60 dakika arasında sürer; en sık 20-30 dakika devam eder.
Aura olmadan migren olur mu?
Evet. Migren hastalarının çoğunda aura görülmez. Yaklaşık dört hastadan biri aura yaşar. Ayrıca migren bazı kişilerde baş dönmesi atakları ile de kendini gösterebilir; bu özel tabloya vestibüler migren adı verilir.
Aura sırasında araba kullanılabilir mi?
Görme alanı ve dikkat etkilenebileceği için güvenli değildir. Belirtiler tamamen düzelene kadar araç kullanılmamalıdır.
Her ışık çakması migren midir?
Hayır. Özellikle tek gözde ani ışık çakmaları veya görme kaybı retina yırtığı gibi göz hastalıklarının belirtisi olabilir ve göz hekimi tarafından acilen değerlendirilmelidir.
Sonuç
Auralı migren, sadece baş ağrısından ibaret olmayan, geçici görsel ve nörolojik belirtilerle seyreden bir migren alt tipidir. Işık çakmaları, zikzak çizgiler, kör noktalar, uyuşma veya konuşma güçlüğü gibi belirtiler çoğu zaman tipik aura tablosunun parçasıdır. Bununla birlikte ilk kez ortaya çıkan, alışılmışın dışında olan veya uzun süren belirtiler mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir. Baş ağrınızın migren mi yoksa daha yaygın görülen gerilim tipi baş ağrısı mı olduğunu ayırt etmek, doğru tedavi için ilk adımdır.

English